Para Piyasaları Yükleniyor ...

Hava Durumu Yükleniyor ...

Teleferik’i derede boğmayın!

Osman GÜRÇAY

07.07.2014 01:51 tarihinde yayınlandı 3291 defa okundu 0 defa yorumlandı
Teleferik’i derede boğmayın!
Büyük lokma yutacaksın büyük konuşmayacaksın sözünü boşuna söylememişler. Teleferiğin açıldığı günün öyküsünü büyük bir keyifle yazmıştım. Son teknolojinin kullanıldığını, rahat, konforlu, güvenli, panoramik ve aydınlık camlar ile tam bir keyif aracına bindiğimi yazmıştım. Yazmakla kalmamış, bütün dostlarıma ve yakınlarıma bu keyfi mutlaka ve en kısa sürede yaşayın diye adeta bedava tellallığını yapmıştım.

Ramazan ayının ikinci pazarında, yani 06.07.2014'de, yani bu Pazar günü bana inanan “kurbanlarımla” birlikte çok sıcak bir günde Uludağ ile buluşma ayarladım. Saat 15:30 gibi Teleferik’e gittik ve mihmandarlık yaptığım “kurbanlarıma” girişin azametini, yürüyen merdivenlerle çıkılan kabinlere biniş platformunu gururla gösteriyordum.

Sıra beklemek artık geride kalmış bir sıkıntıydı. Kameralara poz vererek kabinimize bindik ve çıkışa başladık.
 
Teleferik Rezaleti: Bölüm I
Kurbanlarıma kabinde sırıtık bir biçimde güzellikleri kaçırmayın diye çığırırken ilk etabı geçerek tam Kaynana Çukuru'nun üzerine geldiğimizde Teleferik stop dedi. Ben açılış gününden şerbetli olduğumdan “Sıkıntı yok. Üç beş dakika sürmez“ dedim. Ama 10 oldu, 20 oldu 'tık' yok. Kabinde sıkıntı başladı espriler yerini “Off” nidalarına bıraktı.



O arada Erhan Kural, kabinin duvarlarında zor zamanda ulaşılabilecek bir telefon numarası aradı ama yoktu. Her şeyi ile son sistem bir aracın içerisinde zor anlar için yardım alabileceğin bir telefon numarası koymayanları Allah ıslah etsin. Erhan inatla arayışlarına devam etti ve ilk olarak Burulaş’a ulaştı ama işletmenin Burulaş’ın sorumluluğunda olmadığını öğrendik. Teleferik İşletmesine ulaştığında motorlarda ısınma olduğunu öğrendik ve 10 dakika içinde sorunun çözüleceği bilgisini aldık. Toplamda 30 dakika sonra ağır ağır çekilerek Sarıalan’a ulaştık. Orada yedek motorla çekildiğimizi arızanın devam ettiğini kısa zamanda çözüleceği bilgisine ulaştık.
 
Teleferik Rezaleti: Bölüm II
Uludağ’da Bursa’nın ağır ve sıcak havasından eser yoktu. Dağın serin havasına kendimizi teslim ettik ve ciğerlerimize çektik. Yürüyüş yaptık. Sohbet ettik ve ardından saat 19:30 gibi Teleferik İstasyonu'na doğru hareket ettik. İstasyonun önünde kuyruk olmuş büyük bir kalabalık görünce, herkesin iftara yetişmek için aynı saatte inişe başladığını düşündüm ama kabinler çok ve seri olduğundan kısa zamanda sıra gelir diye düşünürken, kalabalığın başının istasyonun kıçında, sonunun istasyonun başında olduğunu fark ettim. Kuyrukta düzeni sağlamak için Jandarma’dan da yardım alınmıştı.

Neler oluyor diye sorduğumda Teleferik’in 16:00'dan yani biz indiğimizden beri çalışmadığını ve 10 dakikada bir gelen minibüslere 18 kişi taşınarak, işi halledilmeye çalışıldığını öğrendim. O anda Burulaş Genel Müdürü Levent Fidansoy’u aradım ve durumu anlattım. Bana durumdan bilgisi olmadığını, Yap-İşlet-Devretçinin kendilerinden bir talepte bulunmadığını söyledi ama hemşerilerinin mağdur olmaması için hemen gerekeni yapacağını, otobüsler göndereceğini söyledi. Bu süreçte kendisinin vatandaşlar tarafından arandığını ve Bursa halkının yanlış bilgi ile işletmenin Burulaş tarafından yapıldığını sandığını sözlerine ekledi. Bu arada saat hızla ilerlerken, zıpır bir görevli, insanların etrafına olay yeridir girilmez kurdelesi gibi bant çekiyor ve kendisine uyaran gençlere süslü kırmızı beyaz dekor yapıyorum gibi salakça sulu şaka yapıyordu.



Sinirden canı burnunda olan mağdur gençler o zıpırı Ramazan Pidesine çevirecekken, uymayın ve o hıyarı adamdan saymayın diyerek ortalığı yatıştırdım. Hatta “selfie” bile çektirdim.


 
Teleferik Rezaleti: Bölüm III
Burulaş ile konuşmalarım ve gelecek yardım ortalığı gevşetti ama iftar da oldu. Kafama daha önce neden Burulaş’dan yardım istenmeyip, 300-500 kişiyi 10 dakikada bir minibüslerle göndermeleri takıldı ve görevlilere yetkili kim onunla konuşacağım dedim. Evet dostlar Sarıalan’da yetkili birisi yoktu. Yahu nasıl olmaz dedim. 'Biz İstanbul’dan yönetiliyoruz, onların talimatlarını uyguluyoruz' yanıtını aldım. İşletme çalışmıyor. Sarıalan’da çoğu oruçlu yüzlerce insan işkence çekiyor.

Tek bir yetkili kişi yok. Laylaylom yapan, insanlarla makara yapan mavi montlu birçok kişi var ama bir tek yetkili yok.

Biz, gelen otobüsle Bursa’ya indiğimizde saat 22:20 olmuştu.
 
Bence neler olmalı, neler yapılmalı,
Başımızdan geçenleri sosyal medya ile paylaştığımda geçmiş olsun dilekleri ve tepkiler aldım.

Mak. Müh. Od. Başk. İbrahim Mart dostum test sürüşlerinin yapılmadığını bu tür arızalar çıkabileceğini söylediklerini ifade etti ve çok anlamlı bir öneride bulundu. Yap-İşlet-Devret ile anlaşmışsın olabilir ama mutlaka tesiste bir BŞB görevlisinin istihdam edilmesini ve sorunlara ilk anda müdahale etmesini ve bilgilendirme yapmasını önerdi. Bu bana çok da doğru geldi.
 
Herhangi bir arıza çıkabilir. Elektrik kesilebilir. Motor ısınabilir ama insanları aydınlatacak ve anında inisiyatif kullanabilecek mutlaka bir sorumlu yetkilinin bulundurulması gerektiği bu krizde gün gibi ortaya çıkmıştır.

Adam 16:00'da Burulaş’ı arasa kriz 17:30'da çözülür ve şehre intikal sorunsuz bir şekilde tamamlanırdı.

Bir de insanların yalnız başına kaldığı kabinlere onlara sesleri ile destek verecek insanları arayabilecekleri bir ALO numarası konmalıdır.

Ben bu filmin tekrar çevrilmesini istemiyorum ve gerekenin yapılmasını bekliyorum çünkü benim hala Teleferik’ten umudum var.

 

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları
Linkler
Bugün
Bu Hafta
Bu Ay
Çok Okunanlar
İskender 'çok' Ünlü Cadde 'tek... 351
Sanat Güneşi’nin Hünkâr Köşkü ... 339
Misi Yazıevi kapılarını açtı 334
Hindistan'da zina artık suç de... 333
CHP bildiğiniz gibi mi? 329
Yemeği drone ile alır mısınız? 325
Askeri geçit törenine saldırı! 325
Şans Oyunları

Şans Oyunları
Yükleniyor ...

Anket

Yeni sitemizi nasıl buldunuz?

Lütfen tercih yapınız !

Arşiv