Para Piyasaları Yükleniyor ...

Hava Durumu Yükleniyor ...

Bursa'da 'Özgür Çocuk Manifestosu'

Ali Eşref UZUNDERE

30.11.2019 13:38 tarihinde yayınlandı 142 defa okundu 0 defa yorumlandı
Bursa'da 'Özgür Çocuk Manifestosu'
Bursa’da faaliyet gösteren Özel Bilgi Eğitim Kurumları (BEK) kurucu başkanı arkadaşım Mehmet Güneş’in daveti üzerine Korupark AVM’de  “20 Kasım 'Dünya Çocuk Hakları Günü” dolayısıyla düzenledikleri etkinliğe katıldım.

AVM kapısından girişinde bulunan alanda; üzerinde “Özgür Çocuk Manifestosu” yazılı bir pano ile karşılaştım.

Eğitimci arkadaşıma, gazetecilik hayatımda ilk defa şahit olduğum, bu manifesto etkinliğini nerden çıktığını sordum:
"BEK Eğitim kurum olarak bütün eğitim etkinliklerini “Bilgi özgürleştirir” modu bağlamında özgürlükçü pedagojinin bir gereği olarak çocuklarımızın entellektüğl özgürlüğe kavuşturulmasını amaç edinerek sürdürdüklerini ifade eden Mehmet Güneş, “Biz bu amaca bağlı olarak ta çocuklarımızın kendi özgür bilinçleri, kendi akıllarından geçen ve yaşadıkları, akıllarına ve zihinlerine dokunan şeyleri dillendirmek istediler. Bizler de çocuklarımızın kısmen ifade ettiklerini bir manifesto formatına dönüştürme yolunda katkı koyduk. Bir nevi çocuklarımızın tercümanı görevini üslenerek onlara imkân olanaklarını oluşturduk. Çocuklarımızın kısmen ifade ettikleri; eğitime,  aileye, yaşama, doğaya, düne ve bu güne dair itirazlarını, anlam içerik ve söylemek istedikleri hiçbir şeye dokunmadık. Sadece onların bu itirazlarını dillendirme olanaklarını oluşturarak, bu gün burada onlara sergileme imkânı tanıdık” diye açıkladı.  

Özel eğitim kurumu olarak “Eğilmeden eğitmenin” umudu, dileği sonucu bir çaba ortaya koyduklarını anlatan Güneş, “Eğilmeden eğitebilinmenin bir umut olduğu şüphesizdir. Hasbelkader bunun karşılığını hasbel kader 4-5 yıllık bir eğitimin sonucunda görüyorsunuz. Bu etkinlik, çocuklarımızın zihinlerine dokunmanın sonucunun hâsılatıdır. Çocuklarımızın okuyacakları manifesto toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi” dedi. 

 
BEK’li çocuklar ellerinde “Ben Bir Çocuğum ve Dünya Oyun Parkım“ yazılı pankartlarla iki ayrı yönden etkinlik alanına giren çocuklar mikrofonlardan şu manifestolarını okudular:
 
“Sınırsız söz ve eylem" 
Bu söz ve eylemlere de dilediği kadar mazeret üreten, meşrulaştıran, sorunsuz sorun üreten ve çözümü pervazsızca tüketen sevgili büyüklerim dinleyin!
 
Farkında mısınız? 
Sizler dünden bu güne hırslarınızla, iktidar hırslarınıza ve doyumsuz egonuza kaç çocuk feda ettiniz?
 
Kendi hevesleriniz adına var ederken; neleri yok ettiğinizi, nesli ve doğayı ne denli harcadığınızı biliyor musunuz?
 
İnsanın ve doğanın yaşam hakkı, sizlerin yaşama hakkı kadar anlamlı değil miydi?
Sizler, arzularınız ve hevesleriniz uğruna istediniz,  anlaştınız, sevdiniz, birleştiniz, bizimle birlikte olmak istediniz ve oldunuz. Sonra ihtiraslarınıza yahut egolarınıza yenilip ayrıldınız. Bizler, iki tercih arasında kalakaldık, biliyor muydunuz?

 
Bizi asla anlamayın olur mu? Yalnızca fark edin...
 
Demek ki; hayat sizlere varlığımızın farkındalığını zerk etmeden, sizleri körpe zihinlerimize, yüreklerimize ve masum geleceğimize musallat etti. Kuşlarımızı, toprağımızı, suyumuzu ve hayatımızı havanıza harcadınız. Değil mi?
 
Bizler siz yetişkinlerin zihin ve müktesebatının cenderesinde büyümeye mahkûm olduk. Neden?
Yetişkin ve şişkin egolarınız, ezber ve beklentileriniz ve hesaplarınız tutsun diye mi?
Oysaki bıraksaydınız biraz da kendimiz, kendimize göre büyüseydik. Ne olurdu?
 
Örneğin; kuşlarla konuşmayı, Leyleklerle baharı planlamayı, Karıncalarla yazı, Cırcır böcekleriyle kışın zemherisini konuşsaydık.
 
Küresel ısınmalarınızla küresel yok edilişleriniz ve küresel kısırlaştırılmalarınız karşısında çığlıklarımız duyulmadı değil mi?
 
Sevgili annem. Değerli Babam.
 
Duyun, anlayın hissedin ve fark edin beni. Ben ki, yarının binasına henüz tuğlayı elime almış bir ustayım. Haklıyım, farkındayım, yaşıyor ve hissediyorum. İnanıyor ve haykırıyorum: Yeter...
 
Yok ettiniz, tükettiniz, yok saydınız, Yadsıdınız. Hatta kendiniz var edip sonra kendiniz yok ettiniz. 
Oysa ne var ederken ve nede yok ederken siz, biz değildiniz.
 
20 Kasım 1989 yılından beri “Haklarımız” diye var edip, bir terane misali tekrarlayıp durduğunuz bir güne hapsederken de kendi gerçeklerinizin bir aygıtına dönüştürürken de o biz, biz değildik.
 
Esasında terk edilmiş yataklarınızda yalnız, sessiz ve kalabalık mekânlarınızda sakin ve kayıp geleceklerimizde gömülmüş olan bizdik, biz!
 
Şimdi yarın da kulaklarınıza küpe olsun ki ne kadar dünde var etmek isteseniz de bizler, dünde yok edilip yarında var olanlarız.
 
Hani biz gelecektik, Yani biz gelecektik.
Ve bilin ki; emek bizim, miras sizindir; geçmiş sizin, gelecek bizimdir. Biz geçmişinize kast etmedik, siz geleceğimize kıymayın. E mi!..
İmza
Bilgi Eğitim Kurumları
Çocukları”
 
Manifestolarını okuyan çocuklar, daha sonra fikirlerini kâğıtlara yazıp uçak yaptılar.  Bu uçakları AVM’nin ikinci katına çıkarak insanların okuması için onların üzerlerine doğru uçurdular. 

 

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları
Linkler
Bugün
Bu Hafta
Bu Ay
Çok Okunanlar
Bursa'da korkutan deprem! 227
Topraktan halka zeytinyağı bu ... 195
Nilüfer Belediyesi çalışınana ... 187
İşte en uzun aktarmasız uçuş 187
Dünyanın en zor 1 puanı! 176
Yıldız Kenter'i kaybettik! 172
Filtre kanununa veto! 167
Vali Canbolat'tan 'Öğretmenler... 165
Şans Oyunları

Şans Oyunları
Yükleniyor ...

Anket

Yeni sitemizi nasıl buldunuz?

Lütfen tercih yapınız !

Arşiv