Para Piyasaları Yükleniyor ...

Hava Durumu Yükleniyor ...

'İthalat rekora koşuyor'

26.07.2018 23:39 tarihinde yayınlandı 359 defa okundu 0 defa yorumlandı
'İthalat rekora koşuyor'
TARIM ÜRÜNLERİ İTHALATINDA REKORA KOŞUYORUZ
 
Bakanlar Kurulu, 2017 yılında tarım ürünlerinin önünü açan 8 kararname yayınlandı. Bu kararnamelerle canlı hayvan ve kırmızı et, hayvan yemleri, hububat ve bakliyatta gümrükler ya sıfıra indirildi ya da yok denecek seviyelere çekildi.

Kararnamelerin sonucunda yapılan rekor ithalatın etkileri ise şimdi görülmeye başlandı. Türkiye ithalat cennetine dönüştü. Yerli üretici üretemez, ürettiğini satamaz hale geldi. Yabancı şirketler, üreticiler ihya edildi.
 
Rakamlara bakmadan önce hangi tarihte hangi kararnameler çıkarıldı bir hatırlayalım.

2017 Yılında Alınan Gümrüksüz İthalat Kararları
- 2017 yılında yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararları ile canlı hayvan ve kırmızı et ile muhtelif hayvan yemleri, hububat ve bakliyatta gümrük vergisi oranları sıfıra düşürülmüştür.
- 31 Aralık 2016 tarihli kararname ile Et ve Süt Kurumu’na 2017 yılı sonuna kadar sıfır gümrükle 500 bin büyükbaş hayvan ithalat yetkisi verilmiştir.
- 27 Haziran 2017 tarihli kararname ile canlı büyükbaş hayvan ithalatında yüzde 135 olan gümrük vergisi oranı yüzde 26’ya, dondurulmuş ya da taze sığır eti ithalatında 100-225 arasında değişen gümrük vergisi oranları ise yüzde 40’a indirildi.
- 27 Haziran 2017 tarihli kararname ile buğdayda yüzde 130 olan gümrük vergisi yüzde 45, arpada yüzde 130 olan gümrük vergisi yüzde 35, mısırda yüzde 130 olan gümrük vergisi yüzde 25 yapıldı.
- 29 Temmuz 2017 tarihli kararname ile Et ve Süt Kurumu’na sıfır gümrükle 90 bin ton kırmızı et, 500 bin ton büyükbaş ve 475 bin küçükbaş olmak üzere 975 bin baş canlı hayvan ithalat yetkisi verilmiştir.
- 29 Temmuz 2017 tarihli kararname ile Toprak Mahsulleri Ofisi’ne 750 bin ton buğday, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır ve 100 bin ton pirincin yine sıfır gümrükle ithalat yetkisi verilmiştir
- 22 Kasım 2017 tarihli kararname ile saman ve kaba yemi de kapsayan ürünlerin ithalatında gümrük vergisi oranı yüzde sıfıra düşürülmüştür. 
- Son olarak 2 Aralık 2017 tarihli kararname ile kuru fasulye türleri, barbunya, nohut ve börülce ithalatında gümrük vergisi oranı yüzde sıfıra düşürülmüştür.

Söz konusu kararnamelerden sonra ne oldu?

Et, buğday, mısır, ayçiçeği, soya, pamuk, çeltik, bakliyat, meyve, sebze... Bir çok tarım ürünün üretiminde ciddi düşüş olurken ithalatında rekor kırıldı. 

Çiftçi ürettiğinin karşılığını alamadığı için üretimden kaçıyor. Kayıtlı çiftçi sayısı 2003 yılında 2,8 milyon iken 2017 yılında 2,1 milyona geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı dış ticaret verilerine göre, 2018 yılının ilk üç ayında ihracattaki artış yüzde 7.7, ithalattaki artış ise yüzde 12.7 oldu.

Yine aynı verilere göre ilk 3 aylık dönemde tarımda ithalat deyim yerindeyse patladı. 2018 Ocak-Şubat-Mart döneminde kırmızı et ithalatında yüzde 675, canlı hayvanda yüzde 142, buğdayda yüzde 148 artış oldu.

Bir önceki Tarım Bakanının ifadesiyle söylemek gerekirse “kendi gıdasını üretemeyen hiçbir devlet bağımsızlıktan söz edemez”. Türkiye bu tarım politikalarıyla bağımsızlığını tehlikeye atıyor.
Şimdi bazı rakamlara bakarsak manzarayı daha net görürüz…
 
TARIMSAL DESTEĞİN YÜZDE 62 FAZLASI İTHALATA VERİLDİ
Maliye Bakanlığı kesin hesaplarına göre 2017 yılında tarım kesimine 12,7 milyar TL destek verildi. Aynı dönemde buğday, mısır, soya, ayçiçeği, pamuk, sığır, koyun ve kırmızı etten oluşan 8 ürünün ithalatına 20,6 milyar liralık ödeme yapıldı.
Sadece 8 ürünün ithalatına toplam tarımsal destekten yüzde 62 daha fazla ödeme yapıldı.
Kalem kalem ithalat rakamlarına bakalım…

ET İTHALATI
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde 361 bin büyükbaş, 2018 yılının aynı döneminde 566 bin büyükbaş ithal edildi.
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde sığır ithalatı için 455 milyon, 2018 yılının aynı dönemi için 677 milyon dolar ödendi. 
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde sığır ithalatı için 1,5 milyar TL, 2018 yılının aynı döneminde ise bu miktar iki katından fazla 2,6 milyar TL ödendi.

TÜİK Mayıs ayı verilerine göre Ocak-Mayıs döneminde önceki yılın aynı dönemine göre sığır ithalatı yüzde 57, ithalata ödenen döviz yüzde 49 ve TL karşılığı yüzde 73 arttı.

Canlı sığır ithalatında 1 kg canlı hayvan için 2010 yılında 6,35 TL, 2012 yılında 7,75 TL, 2014 yılında 11,81 TL, 2016 yılında 11,49 TL ve 2018 yılında 14,92 TL ödendi. 

Bu şuna karşılık gelmekte; yüzde 50 randımanda 28TL/1 kg karkas et demektir.

Sığır ithalatı 2010 yılından bu yana yoğun bir şekilde devam ediyor. İthal sığırın 1 kg canlı ağırlığı için 2010 yılında 6,35 TL ödenirken 2018 yılında yüzde 135 artışla 14,92 TL’ye ulaştı. 

Koyun ithalatında durum daha da vahim. Koyun ithalatı adeta patladı. 2017 Ocak – Mayıs döneminde 8 bin baş ithalat yapılmışken 2018 Ocak-Mayıs döneminde koyun ithalatı 225 bin adet olmuştur. Yani tam 28 kat artmıştır. 

Koyun ithalatı için 2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde 3,8 milyon lira harcanırken, 2018 yılının aynı döneminde bu rakam 119,3 milyon liraya çıktı. 2017 yılı ilk 5 ayında 1 milyon dolar, 2018 Ocak-Mayıs döneminde ödenen 31 milyon dolar ile döviz ve TL karşılığı 31 kat artmıştır. 
Hayvancılığımızın gelişebilmesi için öncelikle 15 milyon ton kaba, 5 milyon ton fabrika yemi açığımızın kapatılması gerekiyor. En ucuz yem kaynaklarımız meralar. Meralar ıslah edilmek yerine torba yasalarla ucuz sanayi parseli, kentsel dönüşüm projeleri, enerji tesislerinin vb kurulmasına tahsis ediliyor.

AKP’li yıllarda 6 milyon 199 bin 128 baş büyük-küçükbaş hayvan ithal edildi. Bunun karşılığında 6 milyar 200 milyon dolar ödendi.  Bu da bugünkü kur ile 30 katrilyon, 228 trilyon 621 milyon lira yapar. 

BUĞDAY İTHALATI REKORA DOYMUYOR
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde 1,8 milyon ton ithalat yapıldı. 2018 yılının aynı döneminde bu miktar 2,8 milyona tona çıktı.
 
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde ithal edilen buğday için 389 milyon dolar ödenirken, 2018 yılının aynı döneminde bu miktar 601 milyon dolara çıktı.

Toplamda 2003’ten bu güne 47 milyon 800 bin ton karşılığı 13,211 milyon dolara çıktı.
 
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde 1,4 milyar TL, 2018 yılının aynı döneminde 2,3 milyar TL ithalat yapıldı. 

Buğday ithalatı rekora koşuyor. TÜİK verilerine göre Ocak-Mayıs dönemin buğday ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56, ödediğimiz döviz yüzde 54 ve karşılığı TL yüzde 64 arttı.
Anavatanı olduğumuz buğdayda çiftçi kazanamadığı için son 15 yılda 17 milyon dekar alanda buğday ekmekten vazgeçti.

MISIR
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde 542 bin ton mısır ithal edildi. 2018 yılının aynı döneminde bu rakam 1 milyon 452 bin tona çıktı.  
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde ithal edilen mısır için 117 milyon dolar ödenirken, 2018 yılının ayın döneminde ithal mısır için 282 milyon dolar ödendi. 
2017 yılının Ocak-Mayıs döneminde 424 milyon TL, 2018 yılının aynı döneminde ise 1 milyar 109 milyon TL mısır ithalatı için ödendi. 
2003-2017 14,391 bin ton karşılığı 3,543 milyon dolar, 2018 yılında da 1,452 bin ton karşılığı 282 milyon dolar olmak üzere toplam 3, 825 milyon dolar ödeme yapıldı.

GDO’lu (genetiği değiştirilmiş organizma) mısır pazarı mı oluyoruz? 

Önceki yılın aynı dönemine göre Ocak-Mayıs döneminde mısır ithalatı yüzde 168, ithalata ödediğimiz döviz 141 ve karşılığı
TL yüzde 162 arttı. Açıklanmadığı için ne kadarı GDO’lu bilemiyoruz.

2010 yılından günümüze 26 GDO’lu mısır çeşidine yem amaçlı izin verildi. Umuyoruz ki iyi denetleniyor ve gıdaya karışmasına izin verilmiyordur. Ama sonuçta o hayvanların ürünlerini de biz tüketiyoruz.

AYÇİÇEK İTHALATI
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde 384 bin ton ayçiçeği ithal edildi. 2018 yılının aynı döneminde ise 452 bin ton ithal edildi. İthal edilen ayçiçeğe karşılık 2017 yılında 207 milyon dolar, 2018 yılında ise 452 milyon dolar ödendi. TL olarak karşılığı ise 2017 yılında 754 milyon, 2018 yılında ise 1 milyar 875 milyon lira oldu.  
Türkiye bitkisel yağ sanayinde hammadde yönünden yüzde 75 oranında ithalatçı konumundadır. En çok kullandığımız ayçiçek yağıdır. Önceki yılın aynı dönemine göre ayçiçek ithalatımız Ocak-Mayıs döneminde yüzde 18, ödediğimiz döviz yüzde 8 ve TL karşılığı yüzde 16 arttı.  
Sektörün en önemli sorunu tağşiş (daha ucuz yağların karıştırılması) ve haksız rekabettir. Ayçiçeği ekim alanı iki katına çıkarılmalıdır.

PAMUK İTHALATI
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde 386 bin ton pamuk ithal edildi, karşılığında 691 milyon dolar ödendi. 2018 yılı aynı döneminde ise ithal edilen 390 bin ton pamuğa karşılık 713 milyon dolar ödendi. İthal edilen pamuğum TL olarak karşılığı ise 2017 yılı için 2,5 milyar, 2018 yılı için ise 2,9 milyar oldu.
Tekstil ülkesiyiz, ürettiğimiz pamuk kadar ithal ediyoruz. Önceki yılın aynı dönemine göre 2018’in Ocak-Mayıs döneminde ithalatımız yüzde 1, ödediğimiz döviz yüzde 3, TL karşılığı yüzde 16 arttı. 
Dünyada üretilen pamuğun yüzde 80’ni GDO’ludur. Ülkemizde GDO’lu tohumla üretim yapmak yasaktır. İthalatına izin verilmiş GDO’lu pamuk çeşidi yoktur.

SOYA
2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde 1 milyon ton soya ithalatı yapıldı. 2018 yılının aynı döneminde bu miktar 1,3 milyon tona çıktı. İthal edilen soyaya karşılık 2017 yılında 423 milyon dolar, 2018 yılında ise 567 milyon dolar ödedik. Bunun TL olarak karşılığı ise 2017 yılı için 1,5 milyar lira, 2018 yılında 2,3 milyar lira oldu.  
Yılda 2,4 milyon ton soya tüketiyoruz. Üretimimiz ise 150 bin ton civarında. Neredeyse tüm ihtiyacımızı ithal ediyoruz. TÜİK verilerine göre önceki yılın aynı dönemine göre ithalatımız Ocak-Mayıs döneminde yüzde 30 arttı. Ödediğimiz döviz yüzde 34 artarken karşılığı TL ise yüzde 53 arttı.  
Soya ithalatımızın yüzde 71’i GDO’lu soya yetiştiren ABD, Kanada, Brezilya ve Paraguay’dan yapıldı. Ülkemizde 10 GDO’lu soya çeşidine yem amaçlı izin verildi.

AKP ve Saray Rejimi Tarımı Yok Ediyor
Bütün bu açıklamalar bize şunu göstermektedir; artık üretmeyen bir tarım ülkesiyiz. Alınan bütün kararlar, yapılan bütün uygulamalar tarımın sorunlarını çözmemiş tam tersine arttırmıştır.
Çiftçi üretimden kopmuş, göçe zorlanmıştır. Kent varoşlarında AKP ve hükümetin ‘şükür ve biat ekonomisine teslim olmuştur. AKP ve Saray Rejimi bu durumu oya dönüştürmüş ve iktidarını perçinleyerek insanları çaresizliğe itmiştir. İthalat tarihte hiç olmadığı kadar artmış, 2018 yılını Cumhuriyet tarihinin rekor yılına aday haline getirmiştir. 
AKP ve Saray Rejimi ülke tarımını sistematik, bilinçli ve siyaseten planlayarak yok etmeye devam etmektedir.
Kendi topraklarımızı, ürünlerimizi ve çiftçilerimizi kalkındırmak yerine yabancı ülkelerin çiftçi, toprak ve üreticilerini desteklemiş, çok uluslu şirket ve yerel yandaşları ithalat üzerinden zengin etmiştir. İthalatı yeni bir ticaret ve kazanım alanı olarak devreye sokmuştur.

Yapılan bütün desteklemeler büyük çitçilere ve şirketlere dönük yapılmış, küçük ve orta ölçekli çiftçi batırılmış, sistemden uzaklaştırılmıştır.
 

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları
Linkler
Bugün
Bu Hafta
Bu Ay
Çok Okunanlar
İskender 'çok' Ünlü Cadde 'tek... 351
Sanat Güneşi’nin Hünkâr Köşkü ... 339
Misi Yazıevi kapılarını açtı 334
Hindistan'da zina artık suç de... 333
CHP bildiğiniz gibi mi? 329
Yemeği drone ile alır mısınız? 325
Askeri geçit törenine saldırı! 325
Şans Oyunları

Şans Oyunları
Yükleniyor ...

Anket

Yeni sitemizi nasıl buldunuz?

Lütfen tercih yapınız !

Arşiv